ÜRDÜN HATIRALARI

Merkez Bina Haberleri | ÜRDÜN HATIRALARI
 

   Talebelerimizden Orhan Şahin ve Muhammet Emin Ergüler İstanbu İlahiyat Hazırlık sınıfını dereceyle bitirerek Ürdün’e gitmeye hak kazanmışlardı.Zaman su gibi aktı ve talebelirimiz Ürdün’den döndü ve bizler için bu yolculuklarını kaleme aldılar.

 

Es-selamu aleyküm. Biz Orhan ve Muhammed Emin. İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencileriyiz aynı zamanda Darul-İlim İslami İlimler Merkezi’nin de talebeleriyiz. Hazırlık sınıfındaydık ve bitirme sınavına girdik. Bunun neticesinde Ürdün’e Arapça dilini geliştirme amaçlı yapılan programa katılmaya hak kazandık. 22 kişiydik 10 erkek 12 bayan öğrenci olarak Ürdün’e gittik. Bu yazımız Ürdün hakkında yaşadıklarımızdan, gördüklerimizden birer hatıra ve sizlere bilgiendirmedir.

 

Uçakla iki buçuk saatlik bir yolculuğun ardından Akabe’deki havalimanına vardık. Buradan başkent Amman’ a altı saatlik otobüs yolculuğumuz sürdü. Eğitim göreceğimiz enstitüye yakın bir yerde stüdyo dairelerine ikişerli olarak yerleştirildik ve Ürdün havasını solumaya başladık. Burada haftanın ilk günü pazardır. Cuma ve cumartesi günleri tatildir. Enstitüdeki eğitimimiz pazar – perşembe günleri arasında günde üç saatlik olmak üzere buna ilaveten salı ve cumartesi günleri gezi programlarımız vardı.

Dili geliştirme olarak Ürdün gerçekten güzel bir ülke. Arap ülkeleri arasında Fasih Arapçaya en yakın ülkelerden birisidir.     Tabi ki halk ammice konuşuyordu ama konuştuğumuz kişilerin ekseriyeti Fasih Arapçayı konuşabiliyorlardı. Sokağa iner inmez insanlarıyla kaynaştık. İnsanları gerçekten samimi ve bize karşı sıcakkanlıydılar. Evlerine davet ettiler, yemeklerini yedik, çaylarını kahvelerini içtik. Beraber halı saha maçları bile yaptık. Bu kaynaşmalar bizi dil açısından bayağı geliştirdi.          Zamanımız kısıtlı olduğu için en iyi şekilde değerlendirmeye istifade edebileceğimiz kadar etmeye çalıştık.

Enstitüyle birlikte gerçekleştirmiş olduğumuz geziler gerçekten güzel ve sırf gelip görme açısından Ürdün’e gelinebilecek yerler. Gezdiğimiz yerler ise ; Dünyanın yedi harikasından biri olan Nebatilerin inşa etmiş olduğu Petra Antik Kentine, Lut kavminin helak olduğu Lut gölü ve çevresine, Herakliyus’ un mabedine, Emevi Kasrına, Romanyalılardan kalan anfi tiyatroya, Rum vadisine, Kızıldeniz’e, Kudüs fatihi Selahaddin Eyyubi Kalesine ( buradan Kudüsü görebilmek mümkündür), Melik Hüseyin Bahçelerine, Salt Türk Şehitliğine, Ashab-ı Kehf’in mağarasınaydı.                Bunun dışında kendi yapmış olduğumuz geziler oldu: Amman merkezine, Osmanlı devrinden kalan Hüseyin Camiisine, Melik Abdullah camiisine, İslam Kültür Merkezine ve Müzesine , Ürdün meclis binasına, Merkez bankasına.

 

Dil öğrenmek için olmazsa olmaz, dilin konuşulduğu yerde yaşamaktır. Gerçekten de bunun kişiye büyük fayda sağladığını yaşadık ve gördük. Burada Arapça konuşmaya mecbur kalıyorsunuz ve bir seviye ilerisi daha. Türkçeyi unutuyorsunuz. Arkadaşlarla bazen bir araya geldiğimiz zaman aslında iyi bildiğimiz kelimeleri söylemekte zorlanıyorduk. Aslında bu bayağı sevindiriciydi. Gerçekten Ürdün’ü sizlere tavsiye ederiz. Bizler de inşa-Allah Rabbimizin vermiş olduğu bu nimetten O’nun rızasına uygun istifade edebilmişizdir. Buna vesile olan Üniversite hocalarımızdan ve Daru’l-İlim hocalarımızdan Allah razı olsun.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Ziyaretçilerimiz tarafından yapılan yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN

Bu konu hakkındaki görüşünüzü belirtmek ister misiniz?