Sosyal Medya Üzerine Söyleşi

İlim Dergisi  28. Sayısında Dâru’l-ilim Kurucu başkanı Muhammed Yazıcı Hocamız ile  “Sosyal Medya” üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi.

Sosyal medya olgusu, bir Müslümanın sosyal medyaya karşı kısaca nasıl tavır alması gerektiği,  sosyal medyanın olumlu, olumsuz özellikleri gibi konuların ele alındığı söyleşinin bir bölümünü sizlerle paylaşıyoruz.

 

Sosyal Medya Üzerine Söyleşi

İlim Dergisi :  Gelişmenin gelenekteki köklerini arayarak başlayalım. Sosyal medya olgusu bütün içeriğiyle yeni bir olgu mu yoksa kadim birliklerle benzerlik taşıyan yönleri var mı? Geçmişte onun yerini tutan veya ona benzer bir mecranın olup olmadığını merak ediyorum.

Muhammed Yazıcı :   Tek kelimeyle buna namaz cevabını verebiliriz. Malum, İslam insan fıtratına hitap eden bir din. Hatta insan doğasına en uygun yaşam biçimini İslam vadediyor diyebiliriz. İnsan nasıl sosyalleşmeye ihtiyaç duyan bir tabiata sahipse, İslam da insana sosyalleşebileceği bir düzen emrediyor. Düşünün İslam’ın en önemli emri olan namazın bir ibadet olmasına rağmen toplu halde yapılması emredilmiş. Hâlbuki ibadetin özünde kişinin Allah’la irtibatını kuran bir tabiatı var. Dolayısıyla sakin bir ortamda ve tek başına yapılması gerektiği düşünülebilir. Fakat ilk defa İslam toplu halde ibadeti emretmiştir. Hata namaza muhatap olmamızın en önemli hikmeti de bu. Namaz sosyalleşmemizi sağlar. Üstelik günde beş defa bir araya gelip omuzlarımız yan yana birbirimizin ağız kokusunu alacak kadar birbirimize yanaşmamızı emreder. (Soğan ve sarımsak gibi ağız kokusu oluşturacak şeyler yiyenlerin mescitlere gelmelerinin yasaklanması da bundandır.)

Namaz yardımlaşma, dayanışma ve paylaşmak için toplu halde yapmamız emredilmiş bir ibadettir. Fakat sosyal medya artık namazın sağlayacağı şeyi verdiğinden dolayı namaz hikmetinden soyutlanmış oluyor. Bu da ibadeti gereksiz bir duruma itiyor. İnsanların sosyal çevreleri ibadet mekânları ve dini ortamlar değil artık. Ünlü bir beyin cerrahinin söylediği gibi, bir insanın beyni en fazla 150 kişiyle iletişim kurmaya uygun yaratılmış. Sözün özü, bir mahalle camisinin verdiğini sosyal medyada aradığınızdan ve orada bulduğunuzu zannettiğinizden dolayı artık cami gerçek fonksiyonunu icra etmemeye başladı. Veya şöyle diyelim: Cami sosyal fonksiyonunu icra edemediğinden dolayı insanlar sosyalleşmeyi sosyal medyada aradı. Evet, bugün sosyal medya en büyük zararı caminin fonksiyonundan rol çalmasıyla mabede verdi. Buna beş vakit namazın toplu halde yapılışını hikmetinden kopararak içini boşaltmış olması sebep oldu. Sonuç olarak geçmişte sosyal medyanın yerini cami tutuyordu. Fakat sadece sosyal medyanın buna sebebiyet verdiğini söylemekte doğru değil, ama en önemli sebebi belki de budur.  SÖYLEŞİNİN TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Ziyaretçilerimiz tarafından yapılan yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN

Bu konu hakkındaki görüşünüzü belirtmek ister misiniz?