İRFAN AYKAÇ HOCAYLA DÂRU’L-İLMİ KONUŞTUK

Darul İlim söyleşileri Aralık başı röportajı

 

Geçen ay sonu Bilal Kayı talebemizle başladığımız Daru’l İlim söyleşilerinin bu seferki konuğu İrfan Aykaç hocamız. Daru’l İlim Akademisi Arnavutköy şubesinde İslami ilimler öğretimine devam eden İrfan hocaya kişisel öyküsünden ilmî düşüncelerine çeşitli alanlarda 10 soru yönelttik. Bakalım onun zaviyesinden hususi olarak medrese, İslami ilimler, gelenek ve modernite, ilahiyat eğitimi; umumi manada Daru’l İlim Akademisi nasıl görünüyor. 

 

1- Adeti bozmadan seni kısaca tanıyarak başlayalım mı?

1989 İstanbul doğumluyum. Erzurum’a dair bir aslım olduğu söylenebilir. Rize’ye kadar gidip memleketi görmeden geri dönen biri olarak İstanbulluyum demek daha doğru olur. İtibarı 10/1 olan bir ailede, anne ve kardeş yönünden zengin biri olarak doğup büyüdüm.

2- Eyvallah. Daru’l İlim Akademisi öncesi eğitim geçmişin nasıl? Gittiğin okul, kurs veya vakıflar mesela.

Daru’l ilim, ikiye ayrılmış geçmişimin meyvelenmiş dönemidir. İlk devrem derslerine çalışan, ödevlerini artıran, gözlüksüz dünyayı dört gören, heyecanlı, ışıma yapmayı bekleyen atom gibiydim. Annesinin ölümüyle beraber o atom yükünü boşalttı ve nötr bir hale dönüştü. Hayat böyledir. Şer sanırsın hayır çıkar. Canına yakın biri senden ayrılırsa yeni canlar ararsın. Bu arayışla İslami ilimlere girdim. İlköğretimi Silivri’de, ilk eğitimi ise Rize’de aldım.

3- Tam burada geçmişteki hayalini ve varsa aile çatışmanı soralım. Daru’l İlim öncesi ne olmak vardı kafanda ve tabi ailesinin beklentisi neydi İrfan Aykaç’tan?

İlköğretim sonrası liseyi mahallemde okudum. Benim hayalim bir kimya laboratuarında kafa patlatmak, müteahhit olan babamın hayali ise inşaat mühendisi olmamdı. Annemin hayali ise dürüst bir insan olmamdı.

4- Sen tabi talebelik ve hocalığı Daru’l İlim’de birden yaşadığın için önemlisin. Mesela toplu taşıt yerine özel aracıyla seyahat eden birine aradaki farkı sorduğumuzda, özel araçla yolculuğun istediğin yerde durup dilediğin yere uğrayabilme, aileden veya kafa dengi birileriyle daha sıcak ve keyifli bir ortam oluşturabilme gibi avantajları olduğunu söyleyebilir. Sen nasıl tanımlardın Daru’l İlim’de talebe olmanın farklarını peki? 

Talebelik maymun iştahlı olmayı gerektirir. Ancak sağlıklı beslenmemek, hatta yemekten önce tatlıyı yemek bile yanlış olur. İlimevi öncesi hayali ve oburca gerçekleşen ilim tahsili, İlimevi’yle birlikte hem kontrol altına alınmış hem de disipline sokulmuş oldu. Karadeniz ve Doğu usullerinden geçmekle şanslı olduğumu biliyordum. Ancak İlimevi usulüyle bakış açılarının bu denli genişlemesini beklemek hayal olurdu. Tıpkı Küfe’nin Basra’dakini görmesi gibi. Allah’ın ikramı olan bu nimeti diğer kardeşlerim için de tecrübe olarak kullanmak onlar açısından hikmetti. Sorunun diğer kısmına gelirsek, Daru’l İlim’de talebelik sonrası hocalık eğitimin parçası halini aldı. Öğrendiğimizi pratikte yaşamak herkese nasip olmayan bir zenginlikti. Hoca talebe arası yakın ilişkiler, hayat koşusundaki paslaşmalar, amaca tırmanan merdivenin basamakları gibidir bizde.

5- Çok teşekkürler! Peki bugün talebeliğinden en çok özlediğin dersi, ortam veya alışkanlığını bize söyleyebilir misin?

Talebe lokantada önüne hazır olarak gelen yemekten ağız tadıyla yiyebilen müşteri demektir. Bol vakit, bol yemek (emek) varken mutfağa geçip enfes yemekler hazırlayabilmek zaman yokluğu, işgal bolluğu demektir. Talebelik döneminden kalan en güzel ders, bol malzemeli fıkıh dersi olmuştur benim için. En sevdiğim şey ise 3, 5 dakika gibi farkına varmadığımız ucuz vakitlerin kitap okumak için ne kadar değerli olduğudur. Kitabı saatinde herkes okuduğu için yarış yapmak zordur. Ancak büyük farkları ben küçük vakitlerde bulmuştum.

6- Biraz da işin teorik kısmını konuşalım. İrfan hocanın eğitim ve öğretim anlayışı nedir? Talebede daha kalıcı etki bırakmanın temel mantığını soruyorum. Nasıl bir ders anlatımı, nasıl bir ahlaki yaklaşım, nasıl bir uyarma tarzı?

Ders benim için ödev mantığıdır. Namaz, oruç nasıl ödevse, ders de talebenin yokluğunu hissettiği parçasıdır. Kendime bu konuda İmam-ı Azam’ı örnek alıyorum. Şöyle ki o dersi anlayacağı miktarla değil, anlatabileceği önemle dinlermiş. Ders önemlidir, ama talebenin dersi hayatında nereye koyduğu, nereye koyması gerektiği daha önemlidir benim için. Dersi sevmemek yoktur. Dersten sıkılmak veya dersi boğmak vardır. Hoca talebenin haliyle derse adapte olur. Talebeyi canlı tutmak gerekirse tahtayla boğuşmak vardır. En önemlisi derse ihtimam göstermektir. Talebenin gözünde dersi büyütüp hedefe ulaştıran vasıta şuurunu vermektir. Tren demir yığınıdır, ancak Leyla’ya ulaştıran odur.

7- ​Buna diyecek söz yok. Peki dışarıdan ilahiyat eğitimine de devam eden biri olarak ilahiyat ve medreseyi karşılaştırmanı istesek neler söylerdin bize?

Ders bilgi midir? Yoksa yaşarken eksikliğini hissettiğimiz mantığımız mıdır? Okuduğum okullarda; lisede ve üniversitede verilen derslerin notları istendi durdu. Ancak medresede okuduğum abdest babının meseleleri uygulandı mı uygulanmadı mı, bunun neticesini hem ben gördüm hem de arkadaşlarım.

8- ​Ya kişisel hobilerin? Daru’l İlim öğretimi dışında ilgi ve alışkanlıkların nelerdir? Neler yaparsın mesela tatilde? Sosyal ortamını da katalım buna tabi ki.

En çok sevdiğim şey okuyup yazmaktır, ancak buna talebelikten sonra pek fazla vakit ayrılamıyor. Yaptığım en güzel şey ise öğrendiklerimi insanlara anlatmak oluyor. Bunun en güzel yanı, anlattıklarımın anladıklarımdan fazla oluşu. Yaşarken öğrenmek hayatın ve talebeliğin kuralıymış.

9- Diyanet İşleri ya da Milli Eğitim idaresi senin elinde olsaydı işe nerden başlar, kısaca nasıl bir kalkınma planı uygulardın Türkiye’de?

Evvela ilköğretimler yerine eğitimler yaptırır, önce eğitilen beyinlere sonra öğretim vermeyi tercih ederdim. Eğitilmeyen insanlar, maalesef sayfalar halinde dürülen yapraklara benziyor. Kalkınma planına gelince; her imamı muhtar yapar, öleni doğanı ondan sorardım.

10- Ve son soru: Bundan beş yıl sonra kendini nerede, nasıl biri olarak görmek isterdin?

Üniversiteye dönüşmüş medresemizde sohbet bölüm başkanlığı yapmak isterdim.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Ziyaretçilerimiz tarafından yapılan yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN

Bu konu hakkındaki görüşünüzü belirtmek ister misiniz?