İlk Dönem Şafii Fıkıh Kitaplarında Şart, Rükün ve Sebep Kavramları

İlk Dönem Şafii Fıkıh Kitaplarında Şart, Rükün ve Sebep Kavramları
•   Bu yazıda İmam Şafiî (ö. 204/820)’nin el-Üm isimli kitabında, sonraki dönemlerde rükün ve şart olarak sayılan hükümleri nasıl ifade ettiği anlaşılmaya çalışılmıştır. Aynı amaca yönelik ilk dönem Şafiî fıkıh kitapları ve Şafiî baz alınarak Şafiîlerde rükün, şart ve sebep kavramlarının geçtiği yerler ve fıkhi olarak ne hüküm bildirdikleri sonraki terminolojileri üzerinden tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu yazı Şafiî mezhebinin kurucu imamı Muhammed bin İdris eş-Şafiî’nin el-Üm isimli eseri, kurucu imamın önde gelen talebelerinden el-Müzeni (ö. 264/878)’nin el-Muhtasar’ı ve mezhepte görüşleri makbul Şafiî fakihi İmâmü’l-Haremeyn el-Cüveyni (ö. 478/1085)’nin bu muhtasara yazdığı Nihâyetü’l-matlab fi Dirâyeti’l-Mezhep şerhi dikkate alınarak hazırlanmıştır.
   •   Mevzu bahis kitaplardaki kullanımlara girmeden Şafiî mezhebinde sonraki dönem fakih ve usûlcülerin kendi eserlerinde bu kavramlara yaptıkları tarifler ve kullandıkları terimsel anlamlar incelenirse, ilk dönem mezhep müdevvinlerinin eserlerinde bu kavramların henüz terimsel anlamlarının inşa edilmediği görülecektir.


Şart, Rükün ve Sebep Kavramlarının Tanımı


   •   Şart kavramı usûlcülere göre vazî hükümlerin ikincisidir. Sözlükte şart, alâmeti lâzime’ye ya da bir fiilin yahut bir sözün başka bir şeyle alakalanmasına denir. [2] Şart kavramına getirilen “Yokluğu başka bir şeyin yokluğunu gerektiren ama varlığı başka bir şeyin varlığını ya da yokluğunu gerektirmeyendir” tanımı et-Ta‘rifât sahibine aittir. Cürcâni (ö. 816/1413) şartların şart-ı şer‘î ve şart-ı ca‘lî olarak ikiye ayrıldığını, birinci tür şartın kaynağının Şâri‘ Teâlâ, ikinci tür şartın kaynağının ise insanlar olduğunu söyler. [3] Fıkıh terminolojisinde ise şart kavramına muhtelif tarifler getirilmiştir. Şafiî usûl terminolojisinde “kendisi için şart koşulan şeyin ancak kendisiyle tamam olduğu şey/ما لايتم المشروط إلا به” olarak tarif edilmiştir. [4] Verilen bu tarif Şafiî fakihlerinden Şîrâzî (ö.476/1083)’ye aittir. İmâmü’l-Haremeyn el-Cüveyni (ö. 478/1085) ise “bir şeyin şâriin gerekli gördüğü şekilde gerçekleşmesini mümkün kılan ve kendisine bir şeyi yapma veya yapmamanın bağlandığı şey” olarak tanımlamıştır. [5]Gazzâlî (ö. 505/1111) ise “bulunduğunda hükmü gerektiren şey” olarak tanımlamıştır. [6] Bu tariflerden yola çıkarak şartla ilgili ortak bir tanım olarak “yapılması kendisine bağlanan, hükmü gerektiren şey” dememiz mümkündür.
   •   Rükün kavramı sözlükte “bir şeyin en güçlü tarafı ve o şeyin ta kendisi” olarak tanımlanır. Istılahta ise “bir şeyin kendisiyle tamamlanabildiği ve kendinden olan şeydir” şeklinde tarif edilir. Ve şarttan farkının şartın, ilişkilendiği şeyin haricide kalıp rüknün ilişkilendiği şeyi var kılan şey olduğu söylenmiştir. [7] Bu tarife şu açıklanma getirilebilir: “rükün ile bazen mahiyetin tamamı, bazense bir kısmı kastedilebilir ki bu ikinci kısım rükn-i aslî ve rükn-i zâid olmak üzere iki çeşittir.” [8]
   •   Sebep kavramı ise sözlükte “kendisiyle maksada ulaşılan şey, ip” anlamlarına gelirken, ıstılahta “hükmü müessir olmaksızın, hükme ulaştıran yol” olarak tanımlanmış olup hakkında vazî hükümlerin ilki olduğu söylenmiştir. [9] Usûlcülere göre sebebe getirilen tanımdaki kayıtlarla önce alamet, illet ve şart tanım dışı bırakılmış ve sebebin bir şeyin haricinde olmasından yola çıkarak da rüknün sebepten başka bir şey olduğu gösterilmiştir. [10]
   •   Gazzali şart, mahal, rükün, sebep ve illet gibi terimlerin, kendinden önceki fakihler arasında üzerinde görüş birliğine varılmış bir mazmuna sahip olmadığını ve farklı anlamlarda kullanıldığını belirtir. [11] Şartla farzın bazen birbirlerinin yerine kullanıldığını, şartla rüknün ve şartla sebebin birbirlerinden ayrı şeyler olduğunu, sebeple illetin bazen birbirlerinin yerlerine kullanıldığını söyleyerek bu konuları klasik eserlerden yapılan bir inceleme olan M. Boynukalın’ın “Fıkıh Usûlünde Şart Kavramı” isimli makalesine havale etmek istiyoruz…. DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Ziyaretçilerimiz tarafından yapılan yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN

Bu konu hakkındaki görüşünüzü belirtmek ister misiniz?