DARUL İLİM MÜLAKAT

DARUL İLİM MÜLAKAT | ABDULLAH KÜSKÜ HOCAMIZLA KONUŞTUK

Abdullah Küskü > Dâru’l İlim İslami İlimler Merkezi Genel Müdürü

Dâru’l İlim İslamî İlimler Merkezi söyleşi serimizin bu seferki konuğu Abdullah Küskü hocamız. Hem Genel Müdürümüz, hem medrese geleneğinden yetişme genç bir ilim adamı olarak kendisine 10 soru yönelttik. Darbe sürecinden alim birliklerine, Dâru’l İlim hedeflerinden yola henüz râm olmuş taliplere tavsiyelerine kadar birçok konuda Abdullah Küskü hocanın ufuk açıcı sözlerini istifadenize sunuyoruz.

 

1- Üstadım, ilk medrese eğitiminizle başlamak istiyoruz. Nasıl oldu Kur’ân kursuyla, hafızlıkla tanışma süreciniz?

Bismillah… Bu konuda 28 Şubat darbecilerine müteşekkirim (!) Neden mi konuşalım? 10 yaşında İlk eğitimini bile tamamlamamışken ülkemde asker-sivil çatışmalarına tanık oldum. Hakkımda ailemin 5 yıllık temel eğitim talebi 4. yılsonunda son buldu. Çünkü artık 8 yıllık kesintisiz öğretim dönemi başlamıştı ve lâdini bir eğitim sistemine bu kadar yıl teslim edemezlerdi beni. Böylece benim de rızam alınarak klasik Osmanlı eğitimi veren bir ağ ve medrese içine girerek hafız oldum.

2- İslamî ilimler tahsiline geçelim. Arapça talebeliğinizi kısaca anlatır mısınız?

Türkiye, Cumhuriyet sistemine geçirildikten beri, Tevhidi Tedrisat Kanunu sebebiyle, klasik Osmanlı eğitimi illegal bir tarzda devam ettirilmeye çalışılmıştır. Ben de yaklaşık 80 yıllık bu kökten kopukluğa rağmen zor şartlarda ayakta duran, örtülü sistem içerisinde bir medresede klasikleri okumaya başladım. Arabî ve İslamî ilimleri pek genç yaştaki hocalarımdan tahsil ettim. 3. yılsonunda icazetim verildi. Lakin bu ilimlere vukûfiyetimin yetersizliğini kısa zamanda farkettim. Daru’l Hikme nâm kurumun baş hocası ve diğer hocalarından üç yıl kadar Usullere dair dersler aldım. Var olsunlar! Yanlarında bu ilimleri mahza okumaktan öte ufuk ve ideal yüklendim.

3- Peki Dâru’l İlim İslamî İlimler Merkezi projesi hangi ihtiyaçtan doğdu? Sadece Türkiye’de sizin hissettiğiniz boşluğu öğrenmek istiyoruz.

Aslında yukarıda kısaca naklettiğim kendi serencamım bu proje ihtiyacını pek belirgin kılıyor. Genç yaşta modern devlet eğitimi alan bir öğrenci, hasbel kader muhafazakâr bir aile içerisinde bulunuyorsa, dinî eğitimi elbette yetersiz görülmekte. Bu eksiklik de hafızlık kurslarıyla giderilmekteydi. Fakat sonrasında Arapça ve İslamî İlimler eğitimine devam etmek isteyen için medrese eğitimi vazgeçilmez olmaktaydı. Bunları mazî kalıbıyla anlatıyorum. Çünkü son yıllarda şartlar bir hayli değişti. Medrese eğitiminde güncellenmemiş müfredatla karşılaşan ve kendisine hitap eden yerler bulamayan hafız gençler bizi bu müesseseyi kurmaya itti. Hafızlarımızla klasik medrese müfredatımıza başladık. Tabii müfredatı güncelledik ve yanı sıra sosyal bilimler okumaya başladık. Eğitimi modern mekânlarla ve orta düzey tekno-cihazlarla takviye ettik. Sonuçta ortaya bugünkü yapımız çıktı.

 

4- Dâru’l İlim ile nasıl bir ilim adamı kimliği oluşturmak istiyorsunuz?

Herkes hedeflediği şeyi planlar. Biz de ilme merak sarmış, içerisinde bulunduğumuz bu modern cahiliye çağının mübtela olduğu hastalıkları yok edecek iksirin peşine düşmüş birkaç genç arkadaş olarak, aslında matlubumuzu, yetiştireceğimiz arkadaşlarla elde edeceğiz. Muhtaç olduğumuz şeyin ta kendisi istediğimiz. İslamî ilimlerle donanmış, sosyal bilimlerden nasiplenmiş, çağının tanığı, mazînin bilgini ve istikbalin sözcüsü olacak gençler istiyoruz.

5-  Malum, son zamanlarda alimler cemiyeti, hocalar birliği adları altında ilmin sosyal, hatta siyasî hayata cevap vermesi amaçlanan çeşitli organizasyonlar tertipleniyor. Genç bir ilim adamı olarak eksisi ve artısıyla bu tabloyu nasıl görüyorsunuz?

Genç yaşıma rağmen belki de ‘dekor’ niyetiyle şahsım da böyle bir birliğin içine davet edildi. Biliyoruz ki milletimizin ihtiyacı olduğu şey, büyük sözler eden, namütenahi hedefler planlayan oluşumlardansa pratik hayatın sıkıntılarına cevap verebilecek canlı bir organizma. Bu bakımdan kurulan birliklerden ben de bir Müslüman fert olarak hayatın içerisinde yer almalarını dua ederim.

6- Dâru’l İlim Merkezi’nin geleneksel medrese tedrisatı dışında imam hatip ve ilahiyatlarla teması var mı? Kendi örneğiniz üzerinden bunu cevaplar mısınız?

Evet, temasımız var. Bugün merkez binamızda örgün ilahiyat öğrencilerimize takviye klasik ve pratik Arapça eğitime başladık. Nasipse bu arkadaşlarla sonraki yıllar hummalı İslamî İlimler okumalarına girişeceğiz. Ayrıca İmam Hatip evleri kurduk. Bu evlerde liseli gençlerimizle iman, ibadet, ahlak üçgeninde şuurlanmaya çalışıyoruz.

7- Bugün Türkçeye çevrilmiş hayli ilmî eser görüyoruz. Bir insan bunlar üzerinden vahyin kaynaklarına, İslamî ilimler yekününe ulaşamaz mı? Bu imkânı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Profesyonel bir soru. Maalesef ulaşma yolunda bu kişinin harcırahı/benzini/materyali biter. Niye mi yeterince tercüme yok? Olağanca eserin dilimize aktarılmış olmasına rağmen, bu bizim külliyatımızın yekününe nispetle deryada damla misali son derece az. Yanı sıra bahsettiğiniz vahyin kaynağı da Arapça olması hasebiyle en doğru bir şekilde anlaşılması için dil kendini mecbur kılıyor. Başkasının dilinden bir tercümesini dinlemektense şarkıyı bestecisinden dinlemek çok daha güzeldir. Üstelik bu tercümeler ilim değil, malumat verir. İlim kitaplardan değil üstatlardan elde edilir. Bizim çok bilene değil doğruyu bilene ihtiyacımız var. Hedefe çok çizgi değil planlanmış bir harita götürür.
8- Yönetici kimliğiniz dışında, şahsî ilim hayatınızda şu an ne gibi çalışmalar üzerindesiniz? Hangi ilim dalı, hangi meseleler sizi kendine çekiyor?

Fıkıhla iştigal ediyorum. Hanefî fıkhı ve Usulü üzerindeyim. İlgim bu ilim dalına. Medresemizde tedrisatımla birlikle, yüksek lisans eğitimime devam ediyorum. Okuduklarımı özümsediğimde yazacağım inşallah.

9- Dâru’l İlim’i bundan 20 yıl sonra nerede, nasıl görmek isterdiniz?

Alanına münhasır İslamî İlimler Üniversitesi kurmuş, geleneğin sağlıklı okuyucuları ve geleceğin âlimlerini yetiştiren bir müessese olmasını temenni ederim.

10- Son sözü size bırakalım. Günümüz ilim taliplerine tavsiyeleriniz nelerdir?

Kendilerine üstat edinsinler. İhtisas alanı seçsinler. Sosyal hayattan beslensinler. Bu söyleşi vesilesiyle çok teşekkür ediyor ve dua bekliyorum.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Ziyaretçilerimiz tarafından yapılan yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZIN

Bu konu hakkındaki görüşünüzü belirtmek ister misiniz?